İçeriğe geç
Tekirdağ Yerel Ajans

Merakın gündelik yüzü, burçların renkli aynası

Test ve Quiz

İletişim Tarzınız Hangisi? Kısa Bir Öz Değerlendirme Testi

Aynı cümle neden herkeste farklı yankılanır? Sekiz soruluk bu test, konuşurken farkında olmadan kullandığınız iletişim tarzını tanımanıza yardımcı oluyor.

Derya Solmazer 4 dk

Aynı cümleyi iki kişiye söylersiniz; biri gülümser, diğeri savunmaya geçer. Suç ne cümlededir ne de karşınızdakinde. Mesele, herkesin konuşurken farkında olmadan kullandığı bir iletişim tarzının olmasıdır. Kimimiz meseleyi hemen çözmeye koşarız, kimimiz önce duyguyu tartarız, kimimiz de karşımızdaki susana kadar bekleyip tek cümlede özetleriz. Bu tarz, kişiliğin görünen yüzüdür ve ilişkilerimizin kalitesini sandığımızdan çok daha fazla belirler.

Aşağıdaki küçük test, kendi tarzınızı tanımanız için hazırlandı. Doğru ya da yanlış cevap yok; sadece alışkanlıklar var. Her soruda size en yakın gelen seçeneği aklınızda tutun, sonuna geldiğinizde hangi harfin ağır bastığına bakın. Kâğıt kalem şart değil, parmaklarınızla saymanız yeterli.

Testi nasıl yapacaksınız

Sekiz durumun her birinde dört tepki var. Kendinizi olmak istediğiniz gibi değil, son bir ayda gerçekten davrandığınız gibi düşünün. İnsanların çoğu bu tür testlerde ideal benliğini işaretler ve sonuç anlamsızlaşır. Dürüst olmanın maliyeti yok, çünkü sonucu kimseye göstermek zorunda değilsiniz.

Birinci durum: Bir arkadaşınız planı son anda iptal etti. A) Hemen yeni bir tarih önerirsiniz. B) İyi mi diye sorarsınız. C) Kısaca "tamam" yazıp geçersiniz. D) Neden iptal ettiğini anlamaya çalışır, ayrıntı sorarsınız. İkinci durum: Toplantıda fikriniz eleştirildi. A) Karşı argümanı hemen sıralarsınız. B) Ortamın gerilmemesi için yumuşatırsınız. C) Not alır, sonra düşünürsünüz. D) Eleştirinin dayanağını sorarsınız.

Üçüncü durum: Yakınınız uzun bir dert anlatıyor. A) Çözüm önerirsiniz. B) "Çok zor olmalı" dersiniz. C) Dinler, az konuşursunuz. D) Olayın kronolojisini netleştirirsiniz. Dördüncü durum: Bir hizmetten memnun kalmadınız. A) Yerinde ve net şekilde söylersiniz. B) Söylemez, bir daha gitmezsiniz. C) Yazılı olarak bildirirsiniz. D) Sorunun nereden kaynaklandığını sorarsınız.

Beşinci durum: Grup sohbetinde konu dağıldı. A) Toparlarsınız. B) Herkesin katılmasını önemsersiniz. C) Sessizce izlersiniz. D) Bir soruyla konuyu derinleştirirsiniz. Altıncı durum: Kötü bir haberi iletmeniz gerekiyor. A) Doğrudan söylersiniz. B) Önce zemini hazırlarsınız. C) Kısa ve yazılı iletirsiniz. D) Ayrıntıyla açıklarsınız. Yedinci durum: Biri sözünüzü kesti. A) Kaldığınız yerden devam edersiniz. B) Bırakırsınız. C) Susup sonra dönersiniz. D) "Bir dakika, şunu bitireyim" dersiniz. Sekizinci durum: Uzun bir e-postaya cevap yazacaksınız. A) Maddeler halinde. B) Sıcak bir girişle. C) Tek paragraf, kısa. D) Soru sorarak.

A ağırlıklıysa: yön veren tarz

Konuşmayı ileri taşımayı seversiniz. Belirsizlikten hoşlanmaz, meseleyi bir an önce bir yere bağlamak istersiniz. Bu, kriz anlarında çok değerli bir özelliktir; ekipler sizin gibi birinin cümle kurmasını bekler. Riskiniz, karşınızdakinin henüz anlatmayı bitirmediğini fark etmemektir. Çözüm önerdiğinizde bazen insanlar anlaşılmadıklarını düşünür. Bir cümlelik bir ara verme alışkanlığı, tarzınızın etkisini iki katına çıkarır.

B ağırlıklıysa: bağ kuran tarz

Sizin için içerikten önce ilişki gelir. Ortamın sıcaklığını korur, kimsenin dışarıda kalmamasına dikkat edersiniz. Bu tarz güven üretir ve insanlar size zor konuları açar. Riskiniz, kendi ihtiyacınızı sona bırakmaktır. Uzun vadede biriken bu sessizlik, beklenmedik bir anda sertlik olarak dışarı çıkabilir. İtirazınızı erken ve nazik biçimde söylemeyi denerseniz, uyumunuz özveriye dönüşmez.

C ve D ağırlıklıysa: ölçen ve araştıran tarzlar

C ağırlıklıysanız az ve öz konuşur, düşünmeden cümle kurmazsınız. Söyledikleriniz ağırlık taşır, çünkü seyrek konuşursunuz. Riskiniz, sessizliğinizin ilgisizlik gibi okunmasıdır; kısa bir onay cümlesi bu yanlış anlaşılmayı çözer. D ağırlıklıysanız meseleyi anlamadan ilerlemezsiniz. Sorularınız konuyu derinleştirir ama yorgun bir insana sorulan üçüncü soru sorgulama gibi hissedilebilir. Sormadan önce bir özet cümlesi kurmak bu farkı kapatır.

Tarzınızı bilmek kadar, karşınızdakinin tarzını okumak da işinizi kolaylaştırır. Çözüm odaklı birine uzun bir giriş yapmak sabrını zorlar; bağ kuran birine doğrudan sonucu söylemek ise soğuk gelir. Aynı bilgiyi, karşıdakinin duyabileceği biçimde paketlemek manipülasyon değil nezakettir. Bunu bir kez fark ettiğinizde, uzun süredir çözülemeyen bazı gerginliklerin aslında bir anlaşmazlık değil, iki farklı tarzın çarpışması olduğunu görürsünüz. Aile içinde, iş yerinde ve arkadaşlıkta tekrar eden tartışmaların şaşırtıcı bir kısmı bu başlığın altına girer.

Harfler birbirine yakın çıktıysa endişelenmeyin; çoğu insanın tarzı ortamla değişir. Asıl kazanç, hangi tarzın hangi durumda işe yaradığını bilmek ve gerektiğinde bilinçli olarak diğerine geçebilmektir. İletişim yeteneği doğuştan gelen bir armağan değil, tekrar edile edile yerleşen bir alışkanlıklar bütünüdür.